Anasayfa Yap   Favorilerime Ekle  
+ BilimveHayat - Bilim ve Hayatın Merkezi » Ödev Arşivi » Felsefe
 Felsefenin Diğer Alanlarla İlişkisi

Kullanıcı Adı: Beni Hatırla?
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Felsefenin Diğer Alanlarla İlişkisi  (Okunma Sayısı 432 defa) Seçenekler Arama
« : 28 Kasım 2007, 17:56:50 »
υℓт!мαтσм
Rektör
******


Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1071


Üyelik Bilgileri
Felsefenin Diğer Alanlarla İlişkisi

FELSEFENİN DİĞER ALANLARLA İLİŞKİSİ

        1. Felsefenin Bilim, Din ve Sanatla İlişkisi

        a. Bilim ve Felsefe :
   Felsefe ve bilim var olduklarından bu yana hep içiçe yaşamışlardır. Felsefe, bilimsel araştırmalar doğrultusunda zenginleşerek yeni sorunlarla uğraşmıştır. Bilim ise felsefi görüşlerle bir amaç ve yön kazanmıştır. Ayrıca, felsefenin eleştirisiyle ve sınıflandırmasıyla disiplinler arası bağ kurar. Bununla beraber, ikisi arasındaki farklılıkları ve benzerlikleri de bilmek gerekir.

        * Her ikisi de;
        - anlama ve bilme merakından doğmuşlardır,
        - mantığa ve akla dayanırlar, sistemli ve düzenlidirler,
        - doğru olma iddiasındadırlar,
        - eleştirel bir tutum ortaya koyarlar,
        - evrenseldirler.

        * Farklılıklar;
        - Bilim test edilebilir, gözlenebilir tek tek olgu ve olayları ele alır, felsefe ise genel olgularla uğraşır.
        - Bilimde ölçme olduğu için bir teknoloji kurulabilir, ancak felsefenin teknolojisi yoktur.
        - Bilimin sonuçları belli bir kesinlik ifade edebilir, felsefenin ise kesinliği yoktur.
        - Bilimde genellikle objektiflik (nesnellik) söz konusudur, felsefede ise subjektiflik (öznellik).
        - Bilim sebep-sonuç ilişkisiyle uğraşır ve "nasıl ?" sorusunu sorar, felsefe ise konusu olan şeylerin ne olduklarını (mahiyetlerini) ve anlamlarını inceler.
        - Bilim dış olaylara yönelirken, felsefe olaylarda içe (zihne) yönelir.
        - Bilimler parçacı bir yaklaşıma sahiptir (özelleştiricidir), felsefe ise bütünleştiricidir.
        - Bilimsel bilgi genel-geçer bir bilgidir, felsefi bilgi ise genel-geçer değildir.

        b. Din ve Felsefe :
   İlk felsefi düşünceler din kökenlidir. Belki de bu sebepledir ki konuları itibariyle pek çok benzerlikler gösterirler. Felsefe tarihi boyunca adı geçen filozofların büyük bir kısmı da ilahiyatçıdır. Ancak felsefe, konularını akla dayalı temellendirmeğe çalışırken dinin temellendirmesi inanca dayanır. Bunun yanında, felsefe insan davranışlarına doğrudan kurallar koymazken dinin böyle bir işlevi vardır.


        c. Sanat ve Felsefe :
   Hem sanat hem de felsefe insana özgü şekliyle hayatı ve varlığı ele alır. Ancak felsefe, burada hakikate ulaşmak isterken, sanatın ulaşmak istediği amaç "güzel"dir. Ayrıca, sanatçı bir kerede meydana getirdiği nesnelerle uğraşır, felsefe ise kavramlarla ve mantık ilkeleriyle. Tarih boyunca felsefi düşünüşler empresyonizm,ekspresyonizm, sürrealizm gibi sanat akımlarının oluşmasına yol açmışlardır. Diğer taraftan felsefe de bir konu olarak sanatı ele alarak incelemiş ve genel olarak "güzel" kavramı üzerinde tartışmıştır.

        2. Felsefenin Gereği

        a. Geçmişten Geleceğe Felsefenin İşlevi :
   İnsanoğlu, düşünen tek varlıktır. Bu itibarla, felsefenin tarihi bugün çok daha eskilere uzanır. Felsefeyi, felsefe tarihçilerinin Eski Yunan'dan başlatmalarının sebebi ilk sistematik felsefi düşüncenin bu dönemde ortaya çıkmış olmasıdır. İlk sistematik felsefenin başlangıcından bu yana felsefenin konuları varlık, evren, insan, bilgi gibi temel sorunlar olmuştur. Ancak felsefe, bilim gibi sadece herhangi bir olayla ilgili bilgi üretmekle kalmamıştır. Denilebilir ki felsefe, bilgi üzerine bir bilgidir. Yani, sadece bilgi ortaya koymakla kalmayıp, 'bilgi'nin kendisini de kritiğe tabi tutmuştur. Bu şekliyle de felsefe, bir tür eleştiri (tenkit, kritik) tarzıdır da. Ancak bu eleştiri, gündelik şekliyle tek tek durumlara yapılan bir eleştiri değil, olgular ve kavramlar üzerinedir.

        Peki, bu konular aynı mı kalmıştır ? Diğer bir ifadeyle felsefe gelişmemiş       midir ? Hep, bir laf kalabalığı mı yapılmıştır ? Tarih boyunca insanın akli etkinlikleri çok çeşitli şekillerde ortaya çıkmıştır. Aynı konu hakkında her birimiz (çok sıradan dahi olsalar) aynı fikre sahip değilizdir. Felsefi yaklaşımların bu kadar fazla olmasının temel sebebi de buradan kaynaklanır. Ayrıca, insan etkinlikleri ve ürünleri açısından bakıldığında, bilgi hiç bir konuda yerinde durmamış, hep artmıştır. Böylece de felsefenin uğraştığı kavramlar genişlemiş, yeni durumlarla ilgili tartışmalar ortaya çıkmıştır. Bu durumu dinlerle de karşılaştırabiliriz. En eski dinlerle bugünküler arasında konu itibariyle pek fark olmamasının sebebi de bazı temel tartışmaların ve olguların hala gündemde olmasıdır.

        Felsefe, bu şekilde düşünüldüğünde bitmemiş ve sonu gelmez bir insan etkinliği olarak, değişik şekillerde ve görüşlerde var olacaktır. Bütün dinler gibi felsefe de Sokrates'ten Yunus Emre'ye dek uzanan ve çağımıza ulaşan "kendini bil" geleneğini sürdürecektir.






        b. Metafizik ve Felsefe :

        İnsan zihni sadece rasyonel (akılcı) olgu ve kavramlarla uğraşmaz. Aklı aştığı düşünülen, cevabının akılla bulunması mümkün görünmeyen konular da insan için sorun oluşturur. Böyle sorunlarla uğraşan bir insan etkinliği olarak metafizik, felsefenin her zaman içinde yer almıştır. Kelime olarak "fizik (doğa) ötesi" anlamına gelir. Bu anlamıyla metafizik varlık, ruh gibi bazı özlerle (cevher, substans) uğraşır. Bilimle veya akılla açıklanamayan olay ve olgular var oldukça metafiziğe ihtiyaç duyulacak ve metafizik var olacaktır. Ancak unutulmamalıdır ki, günlük hayat içerisinde anılan ruh çağırma, astroloji gibi etkinlikler birer metafizik etkinlik değildirler. Metafizik "varlık nedir ?", "ruh ölümsüz müdür ?", "evrenin bir amacı var mıdır ?" gibi genel olgular üzerinde duran bir bilgi dalıdır. Metafiziği belli başlı üç şekilde anmak mümkündür:

            1. Alanlarla ilgili metafizikler : Kant'a göre a) Rasyonel kozmoloji (evrenbilim), evrenin varlığı ve varlık amacıyla, b) Rasyonel teoloji (ilahiyat), tanrının varlığıyla, c) rasyonel psikoloji ruhun varlığı ve ölmezliğiyle uğraşır ve bunları ispata çalışır. Bu üç alanda insan çelişkiye (antinomi) düşer. Çünkü bunlar hakkında ortaya konan fikirlerde lehte ve aleyhte konuşmak her zaman mümkündür, her zaman aksi bir görüş ortaya atılabilir.

            2. Sistem felsefelerine ait metafizikler : Bunlar da rasyonalist (akılcı), konstrüktif (inşacı) ve spekülatif  (kurgucu) olarak ayrılabilir. Descartes'in düalist (ikici) metafiziği, Hegel'in mutlak Geist (ruh) metafiziği, Marx'ın tarihsel materyalizmi (maddecilik) savunan metafiziği buna örnektir.

            3. Problem metafiziği : Yine Kant'a göre her alanda (bilim, sanat, ahlak gibi) bir çok problemle (çözülmekte güçlük çekilen veya çözülemeyen soruyla) karşılaşılır. Bu             problemler de, tarih metafiziği, doğa metafiziği biyoloji metafiziği gibi alanların doğmasına yol açar.
Logged


   

   

   
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.5
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Lustrous by
sPaNdAu£r

FoRuMBoL Themes