Anasayfa Yap   Favorilerime Ekle  
+ BilimveHayat - Bilim ve Hayatın Merkezi » Genel » Serbest Kürsü
 Size Birkaç Genel Kültür Meyvesi!

Kullanıcı Adı: Beni Hatırla?
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Size Birkaç Genel Kültür Meyvesi!  (Okunma Sayısı 283 defa) Seçenekler Arama
« : 06 Aralık 2007, 21:59:17 »
lebronomars
Boston Celtics
Rektör
******


Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1088


Üyelik Bilgileri
Size Birkaç Genel Kültür Meyvesi!

İmdat çağrısı S.O.S 'in anlamı nedir?

Çok kişi "Save our Ship" gemimizi kurtar; "Save our Soul" ruhumuzu kurtar; "Stop Other Signals" diğer sinyalleri sözcüklerinin kısaltılmışı sanır. Oysa hiçbiri değildir. Tamamen telgraf zamanından kalma mors alfabesiyle ilgilidir. İmdat çağrısının çok kolay akılda tutulabilmesi için 1908 de üç çizgi, üç nokta, üç çizgi olan S.O.S seçildi.

Bir hafta niçin 7 gündür?

Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanıyorlardı. İlk çağlarda bilinen
beş gezegen ile güneş ve ayın sayısı nın 7 oluşu bu sayıyı gizemli ve uğurlu kılıyordu. Daha sonra dinlerde göğün 7 kat oluşu ve doğadaki ana renk sayısının 7 oluşu, müzik notalarının 7 oluşu sayının önemini daha çok belirtti. Daha sonra Fransa takvim yapısını değiştirerek hafta sayısını 10 yaptı ama kabul görmedi. Rusya 5 günlük hafta uygulamasına geçti, o da tutulmadı. Sonunda yine hafta 7 gün olarak kaldı.

İnsanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar?

Özel bir durum veya farklı olma düşüncesi yoksa insanların çoğu saatlerini sol kola takar. Çünkü çoğunluk sağ elini kullanmaktadır ve bu kolun daha hareketli olması nedeniyle saatin bir yerlere çarpıp zarar görme olasılığı yüksektir. Zaten saatin kurma düğmesi 3 rakamının yanındadır. İnsanlar saati kurmak istedikleri zaman onu bilekten çıkarmadan sağ elle uzattıkları sol kollarındaki saati kurabilirler.

Kumaşlar yıkandıktan sonra niçin çeker?

Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden kumaşın az biraz uzaması gerekmektedir. Ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır. Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama, sabun hepsi kumaşın çekmesini kolaylaştırır. Kumaş birkaç kez yıkandıktan sonra ölçüleri belli bir dengeye ulaşır ve ondan sonra yıkandığında çekmez.

Çinlilerin gözleri niçin çekiktir?

Yalnız çinlilerin değil, Orta ve Güneydoğu Asya'da yaşayanların, japonların hatta Eskimoların da gözleri çekiktir. Aslında göz yapısı bütün dünyada aynıdır. Farkı yaratan göz kapaklarıdır. Çekik gözlü diye nitelendirilen ırklarda gözün üzerindeki göz kapağının ikinci kıvrımı, gözün üstüne daha çok inmiştir. Bazı teorilere göre bu kıvrım insanların gözlerini yoğun kar tabakasının, göz kamaştıran ışığından korumak için bir çeşit kar gözlüğü gibi gelişmiştir. Çinde ve öteki bölgelerde her ne kadar yoğun kar yağmıyorsa da onların atalarının buzul çağında kuzeyde yaşadıkları daha sonra güneye indikleri kanıtlanmıştır. Yalnız gözleri değil, burunları da rüzgara karşı korunmak için küçülmüş, burun delikleri soğuğu engellemek için daralmıştır. Ciltleri de koruma amaçlı olarak yağlıdır. Göz kapakları da yağlıdır. Gözü ve iç tabakalarını kara ve buza karşı korur. Yani çekik gözlü değil, düşük göz kapaklı, demek daha doğrudur.

Dolunay insan davranışlarını etkiler mi?

İnsanlar arasında bu inanç oldukça yaygındır. Eskilerin Ay'ın dönemlerine bağladıkları boş bir inancın günümüze uzanan bir varsayımıdır. Bilim adamlarının yaptıkları bütün çalışmalar bu görüşün boş olduğunu kanıtlamıştır. Ay, dünyadaki okyanusların gel-git denilen suların alçalması ve yükselmesi olayı üzerinde doğrudan etkisi vardır. Vücudumuzdaki suyun oranı , okyanuslardaki su miktarıyla kıyaslanamaz. Yani Ay'ın çekim gücü insanı etkileseydi yalnız dolunayda değil her gün olması gerekirdi. Dolunayda ayın parlaklığı da pek önemli bir etken değildir. Çünkü gönderdiği ışık miktarı Güneş'in gönderdiğinin 600 binde biri kadardır.

Develerin hörgüçlerinde ne var?

Genelde hörgüçlerinde su olduğu ve uzun yolculuklarında bu suyu kullandıkları söylenir ama doğru değildir. Develerin hörgüçlerinde 30-35 kg kadar yağ bulunur. Yiyecek bulamadıkları zaman bu enerjiyle hareketlerini sağlarlar ayrıca yağ çöl sıcağına karşı koruma görevi de yapar. Develer suya az gereksinim duyarlar. Burun mukozaları insana göre 100 kat daha büyüktür. Soluk alırken havadaki nemin üçte ikisini kazanabilirler. Su kaybını da dokularından kaybederler, kandaki su etkilenmez.

Yumurtanın niçin bir tarafı yuvarlak, diğer tarafı sivridir?

Eğerköşeli olsalardı kenarları dayanıklılık bakımından çok zayıf olurdu. En dayanıklı geometrik şekil küredir ama bu şekildeki yumurta yuvarlanacak olursa nerede duracağı belli olmaz. Yumurta yuvarlanınca düz gitmez. İnce tarafı üstünde dairesel bir yol çizer. Başladığı yere yakın bir noktada durur. Yani düz bir yerde kaybolması olanaksızdır. Yumurta, tavuğun yumurta kanalında küre şeklindedir. İlerlemesi sırasında arkada kalan dairesel kasların büzüşerek hem yumurtayı ileri iterler hem de bu kısmına baskı yaparak konik biçimini sağlarlar. Yumurtanın şeklinin nedeni de budur. Sürüngenlerde bu düzenek olmadığından yumurtaları küresel biçimdedir.

Niçin gözyaşı dökeriz?

Dünyadaki canlılardan sadece insan ruhsal nedenlearle ağlar. İnsanı farklı kılan bu durum şüphesiz yaşam tarihindeki evrimin bir sonucudur. Aslında gözlerimize sürekli gözyaşı koruma amaçlı olarak salgılanmaktadır. Fakat ağlama ruhsal bir boşalmadır. Bu konuyu ilk inceleyer Darwin'dir. Daha sonra yapılan deneyler sonucu görüldü ki soğan doğrarken akan gözyaşlarının kimyasal yapıları farklıdır. Ruhsal gözyaşları daha çok protein içermektedir. Fakat henüz bu farkın nedeni açıklanamamıştır.

Üç yaşından daha önce olanları için hatırlamıyoruz?

Bilim adamları geçmiş deneyimlerimizi saklayan hafızamızın beynimizde anıveya öykü şeklinde organize olduğunu ileri sürüyorlar. Üç yaşından küçükler bu şekilde iletişim kurma yeteneğine sahip değiller.Öykü ve anılarını anlatamıyorlar. Yer ve karakter kavramlarını anlamıyorlar. Üç yaşından küçükler düzgün konuşabildikleri,anlayış, seziş ve hafıza yeteneklerine sahip oldukları halde tüm olanları bir bütün olarak şekillendiremiyor, öyküye dönüştüremiyorlar.Hafızamız ne yaptığını ne yapıldığını 3-4 yaşlarında kaydetmeye başlıyor.

Dünyanın en çok söylenen şarkısı hangisidir?

Bu şarkı"Happy birthday to you" dur. Şarkının asıl kaynağı Amerika'lı iki kız kardeşe aittir.
Orijinal adı " Good Morning to All" yani " hepinize günaydın"dır. Daha
sonra güftesi değiştirilerek bütün dünyaya yayılmıştır. Fakat telif hakkı kardeşlere
aittir, onlardan sonra da Warner/chappel müzik şirketine geçmiştir. Müzik ticari amaçlı kullanıldığı zaman şirkete ödeme yapma zorunluluğu vardır.

Akıl ile zeka arasında fark nedir?

Akıl yalanla gerçeği, doğru ile yanlışı ayırabilme, bir konuda düşünce yürütebilme ve görüş bildirme yeteneğidir. İnsan olgunlaştıkça aklı gelişir. Zeka ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargılama ve açıklayarak çözme yataneğidir. Genel olarak 12 yaşına kadar gelişir, 20 yaşına kadar sürer sonra sabit kalır. Zeka bir insanın her türlü olay karşısında aynı yeteneği gösterebileceği anlamına gelmez. Bir besteci müzik yapıtını aklıyla değil zekasıyla yaratır. Fakat en basit matematik problemini çözemeyebilir. Sonuç olarak zeka, ruhsal olaylara, algı ve hafıza yeteneğine, tutkulara, eğilimlere göre farlılıklar gösterir. Akıl somut olarak ölçülemez, zeka IQ denilen testle ölçülebilir.

Not:Alıntıdır..

Not:Devamı gelecek..
Logged

« Yanıtla #1 : 27 Aralık 2007, 21:49:08 »
lebronomars
Boston Celtics
Rektör
******


Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1088


Üyelik Bilgileri
Ynt: Size Birkaç Genel Kültür Meyvesi!

bilim Adamları, Halk Arasında Ağızdan Ağıza Dolaşan "salı Sallanır, Çarşamba Çarşafa Dolanır" Gibi Sözlerin Aslında Bilimsel Doğrular Taşıdığını İddia Ediyorlar.

bilim Adamları, Halk Arasında Ağızdan Ağıza Dolaşan "salı Sallanır, Çarşamba Çarşafa Dolanır" Gibi Sözlerin Aslında Bilimsel Doğrular Taşıdığını İddia Ediyorlar.
ingiliz Bilim Adamları Yaptıkları Araştırmalar Sonucunda, Belli Olayların Haftanın Belli Günlerinde Çok Daha Sık Görüldüğünü Açıklıyor. İşte Bazı Günlere Göre Yapılması Ve Yapılmaması Gerekenler:
pazartesi
• Kalbinizi Koruyun: Pazartesi Sendromu İnsanları Strese Ve Bunalıma Sokabiliyor. Kalp Krizi Geçirme Riski Haftanın İlk Gününde Oldukça Yüksek.
salı
• İntihar Tehlikesi: Flinders Üniversitesi'nin Araştırmasına Göre 'pazartesi Sendromu'nu Atlatamayan Erkekler, En Çok Bu Gün İntihar Ediyor.

çarşamba
• Arabanızı Evde Bırakın: İngiliz Polis Kayıtlarına Göre En Çok Trafik Kazası Bugün Oluyor. Pazar İse En Az Trafik Kazası Yaşanılan Gün.
pazar
• Kavga Çıkabilir: İrlanda Cork Üniversitesi'nin Araştırmasına Göre Pazarları Kadınların Stres Seviyesi Erkeklerden Daha Yüksek Oluyor. Bu Da Tartışmaların Başlaması İçin Uygun Bir Ortam.

dünyamızdaki Hassas Dengelere Bir Kac Örnek:

yerçekimi;-eğer Daha Güçlü Olsaydı: Dünya Atmosferi Çok Fazla Amonyak Ve Metan Biriktirir, Bu Da Yaşam İçin Çok Olumsuz Olurdu.
-eğer Daha Zayıf Olsaydı: Dünya Atmosferi Çok Fazla Su Kaybeder, Canlılık Mümkün Olmazdı.


güneş'e Uzaklık;-eğer Daha Fazla Olsaydı: Gezegen Çok Soğur, Atmosferdeki Su Döngüsü Olumsuz Etkilenir, Gezegen Buzul Çağına Girerdi.
-eğer Daha Yakın Olsaydı: Gezegen Kavrulur, Atmosferdeki Su Döngüsü Olumsuz Etkilenir, Yaşam İmkansızlaşırdı.


yer Kabuğunun Kalınlığı;-eğer Daha Kalın Olsaydı: Atmosferden Yerkabuğuna Çok Fazla Miktarda Oksijen Transfer Edilirdi.
-eğer Daha İnce Olsaydı: Hayatı İmkansız Kılacak Kadar Fazla Sayıda Volkanik Hareket Olurdu.


dünya'nın Kendi Çevresindeki Dönme Hızı;-eğer Daha Yavaş Olsaydı: Gece Gündüz Arası Isı Farkları Çok Yüksek Olurdu.
-eğer Daha Hızlı Olsaydı: Atmosfer Rüzgarları Çok Çok Büyük Hızlara Ulaşır, Kasırgalar Ve Tufanlar Hayatı İmkansızlaştırırdı.


ay İle Dünya Arasındaki Çekim Etkisi;-eğer Daha Fazla Olsaydı: Ay'ın Şiddetli Çekiminin, Atmosfer Şartları, Dünya'nın Kendi Eksenindeki Dönüş Hızı Ve Okyanuslardaki Gelgitler Üzerinde Çok Sert Etkileri Olurdu.
-eğer Daha Az Olsaydı: Şiddetli İklim Değişikliklerine Neden Olurdu.


dünya'nın Manyetik Alanı;-eğer Daha Güçlü Olsaydı: Çok Sert Elektromanyetik Fırtınalar Olurdu.
-eğer Daha Zayıf Olsaydı: Güneş Rüzgarı Denilen Ve Güneş'ten Fırlatılan Zararlı Partiküllere Karşı Dünya'nın Koruması Kalkardı. Her İki Durumda Da Yaşam İmkansız Olurdu.


albedo Etkisi (yeryüzünden Yansıyan Güneş Işığının, Yeryüzüne Ulaşan Güneş Işığına Oranı)-eğer Daha Fazla Olsaydı: Hızla Buzul Çağına Girilirdi.
-eğer Daha Az Olsaydı: Sera Etkisi Aşırı Isınmaya Neden Olur, Dünya Önce Buzdağlarının Erimesiyle Sular Altında Kalır Daha Sonra Kavrulurdu.


atmosferdeki Oksijen Ve Azot Oranı:-eğer Daha Fazla Olsaydı: Yaşamsal Fonksiyonlar Olumsuz Şekilde Hızlanırdı.
-eğer Daha Az Olsaydı: Yaşamsal Fonksiyonlar Olumsuz Şekilde Yavaşlardı.


atmosferdeki Karbondioksit Ve Su Oranı:
-eğer Daha Fazla Olsaydı: Atmosfer Çok Fazla Isınırdı.
-eğer Daha Az Olsaydı: Atmosfer Isısı Düşerdi.


ozon Tabakasının Kalınlığı-eğer Daha Fazla Olsaydı:yeryüzü Isısı Çok Düşerdi.
-eğer Daha Az Olsaydı:yeryüzü Aşırı Isınır, Güneş'ten Gelen Zararlı Ultraviole Işınlarına Karşı Bir Koruma Kalmazdı.


sismik (deprem) Hareketleri-eğer Daha Fazla Olsaydı: Canlılar İçin Sürekli Bir Yıkım Olurdu.
-eğer Daha Az Olsaydı: Okyanus Zeminindeki Besinler Suya Karışmaz, Okyanus Ve Deniz Yaşamı Dolayısıyla Bütün Dünya Canlıları Olumsuz Etkilenirdi.

---
Logged

« Yanıtla #2 : 07 Ocak 2008, 01:21:47 »
u_ge_u_re_
Yard. Doç.
***


Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 124


Üyelik Bilgileri
Ynt: Size Birkaç Genel Kültür Meyvesi!

ALLAH a neden şükrettiğimi çok çok iyi anladım  ark ım çok saol.
tşkler paylaşımın için çok güzeldi.
Logged

ne matematik
ne felsefe
ŞAMPİYON FENERBAHÇE...
« Yanıtla #3 : 08 Şubat 2008, 18:15:54 »
byadrenalin
Lostmania - Burhanmania
Rektör
******


Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1093


Üyelik Bilgileri WWW
Ynt: Size Birkaç Genel Kültür Meyvesi!

benim kültürüm okadarını kaldıramaz!.. Gülümseme
Logged


   


   


   


   


   
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.5
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Lustrous by
sPaNdAu£r

FoRuMBoL Themes